Öğr.Gör. Nihat AYÇEMAN-

Aromaterapi: Sağlığın Kokulu, Renkli ve Etkileyici Yolu

Sağlıklı olmanın yolu, her gün aromatik banyo yapmak ve güzel kokulu yağlarla masaj olmaktır (Hipokrat).

Nihat Ayçeman’nın “Aromaterapi; Doğanın Şifalı Dokunuşu” adlı kitabında “dokunuş” ifadesi, doğanın özü olan aromanın tene, zihne ve ruha olan dokunuşu vurgulanmaktadır. Beden, zihin ve ruhtan ibaret olan insan, aromaterapiden her yönüyle etkilenebilmektedir. Sakin ve huzurlu olmak, vücudu dengelemek, beden, beyin ve ruh bütünlüğünü sağlamak ve canlı/güçlü tutmak, duygusal ve ruhsal yönden daha iyi olmak için aromatik (öz yağlar) yağların kullanımına dayanan doğal bir terapi sanatı olarak bilinir.

Bitkilerden elde edilen ve bitkilerin özü sayılan aromatik yağların kullanımına dayanan doğal tedavi yöntemlerine aromaterapi denilir.               

Aromaterapi aynı zamanda aromatik yağları kullanım sanatı olarak bilinmektedir. Çünkü, bireye özgü ihtiyaçlar ve sıkıntılar göz önüne alınarak formüle edilen karışımlarla yapılan özel bir terapi şeklini öngörmektedir.

  • Bu kapsamda, her bireyin kendisine özgü bir hastalık ve rahatsızlık seyri olduğu için aromaterapi uygulaması da kişinin kendisine özel olmayı gerektiren özel bir terapi şeklidir.
  • Aromaterapi, kişiye özel ve kişiye uygun olan tedavi uygulamasını gerektirebilmektedir.

Bundan dolayı, aromaterapinin mutlaka eğitimli ve bilinçli kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. Herkesin rastgele yağlarla ve rastgele uygulamalarla yapabileceği kadar basit bir uygulama değildir.

Aromaterapi’nin ilk ortaya çıkışı ve tarihsel süreci nedir?

Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapinin ilk olarak mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak kullanılmaktaydı. Aromaterapinin tedavi ve güzellik maksadıyla kullanımı ise ilk olarak eski Yunan medeniyetlerinde ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğu devrinde aromaterapi banyo sonrası masaj teknikleriyle kullanım alanı buldu.

Eski Romalılar aromaterapi yağlarını eski Arap ve Hint medeniyetlerinden getirtiyorlardı. Tarihte uçucu yağların kullanımı bir sosyal statüyü temsil ederdi. Başta krallar, din adamları ve soylular ayrıcalıklı olarak uçucu yağları kullanan kesimlerdi. Romalıların yaşamında uçucu yağların önemli bir yeri vardı.

Çiçekler ezildikten sonra sabun, kozmetik madde yapımında ve tedavi maksadıyla kullanılmıştır. Bitkilerin çiçek, kök, gövde, reçine veya kabuklarından özel metotlarla damıtılarak esanslar elde edilmiştir.

Tarihte ilk defa su buharı ile damıtmayı (distilasyon) İbn-i Sina MS: 1000 yılında gerçekleştirmiştir. İbn-i Sina gülsuyu ve gülyağını tedavi amaçlı kullanmıştır.

AromaTERAPİ Teriminin Doğuşu

1936’da Fransız kimyacı Gattefosse tarafından aromaterapinin ilk temelleri atılmıştır. Gattefosse, laboratuvarında yaptığı bir deney esnasında kaza ile elini yakmış (gaz lambası ile), o sırada elinde bulunan şişeden dökülen lavanta yağının elini süratle iyileştirdiğini fark etmiştir. İşte bu tarihten sonra aromaterapi ile ilgili çalışmalara daha fazla ağırlık verilmiştir ve gittikçe önemi artmıştır.

Günümüz şartlarında insanlar için aromaterapi neden önemlidir?

Modern çağımızın stresli yaşam biçiminin getirdiği sıkıntılardan kurtulmak, sağlıklı bir ruh, beden ve zihin gücü bütünlüğüne sahip olmak için doğal terapi yollarına başvururuz. Bu doğal terapi yollarının başında aromaterapi gelir. Aromaterapi, insanın kendisini sağlıklı ve zinde hissetmesini sağlayan ve kimyasal ilaçların yol açtığı yan etkileri bulunmayan koruyucu tedavilerin günümüzdeki en popüler uygulaması haline geldi. Özellikle son zamanlarda insanlar, yeniden en büyük zenginliğin doğada olduğunun farkına varmış ve doğaya yönelmiştir. Doğal tedavi yöntemlerine duyulan ilginin gün geçtikçe artıyor olması, bu tedavilerin pek çok kişinin, sağlığı ile ilgili davranışlarını değiştirdiğinin önemli bir işaretidir. İnsanlar, artık bedeninin sesine kulak vermenin ve onun ihtiyaçları için sorumluluk üstlenmenin bir gereklilik olduğunu fark etmektedir. Günümüzde özellikle doğal ve destekleyici terapi yöntemleri arasında aromaterapinin önemli bir yeri olduğu kabul görmektedir.

Son 40 yıldır sağlık alanında bilimsel ve kabul edilen kurallar çerçevesinde, özellikle SPA uygulamaları ile birlikte yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Profesyonel aromaterapi uygulamalarını, dünyanın birçok yerinde, sağlık ve güzellik merkezlerinde, spa ve wellness, fitness kulüplerinde ve kuaför salonlarında görmek mümkündür.

Bunun yanı sıra, koruyucu sağlık hizmeti veren merkezlerde olduğu kadar modern hastanelerde de aromatik yağların terapi amaçlı ya da tedaviyi destekleme amaçlı kullanıldığını görmekteyiz.

Aromaterapi yöntemi günümüzde  neden tercih edilmektedir ?

  • Etkili ve güvenilirdir.
  • Riski en az olan kimyasal maddeler kullanılmaktadır.
  • Hem koruyucu hem de tedavi edici özellikleri vardır.
  • Ekonomik bir yöntemdir.
  • Doğal bir yöntemdir.

Aromaterapi tıbbi tedavide kullanılabilir mi?

Aromaterapi tıbbi nitelikte teşhis ve tedavi etme yöntemi değildir. Tıbbi müdahaleyi gerektirmeyen bir dizi problemi gidermek veya tamamlayıcı etki yaratmak için çok yönlü iyileştirici etkileri ve faydaları vardır.

Bilinmesi gereken ise;

  • Hedeflenen tedavi için en uygun olan uygulama yöntemi/yöntemleri doğru bir şekilde uygulanırsa ancak tedavi amacına ulaşabilir.
  • Her hastalık için herhangi bir uygulama yöntemi her zaman iyi sonuç vermeyebilir. Uygulamaları doğru ve etkili yapabilmek için mutlaka eğitim alınması gereklidir.
  • Aromaterapik uygulamalar hastalığa tek başına çare bulmaktan öte, gerek vücut ve gerekse ruh sağlığı için geniş kapsamlı bir etkileşim oluşturarak tedavi öngören uygulamalardır.
  • Aromaterapi, hastalığın seyrine yönelik doğru yağların birleşimi ile oluşan bir tedavi öngörse de, bu tedavinin kapsamı sadece ele alınan hastalığın tedavisine yönelik olmakla kısıtlanmamakta, aynı şekilde hastayı etkileyebilecek çevresel (stres, çevresel kirlilik, diet, spor, vb.) faktörler de göz önünde bulundurulmaktadır.

Aromaterapi uygulaması kimler için sakıncalıdır? (hamile veya hastalıklar vs.)

  • Yaşlılar ve çocuklar için kullanılacak dozda asla aşırıya kaçmamalıdır.
  • 12 yaşın altındakilere önerilen dozun yarısı uygulanmalıdır.
  • Koku alerjisi olan kişilere asla aromaterapi tavsiye edilmez ve yapılmaz.
  • Hamilelere genellikle aromaterapi tavsiye edilmez.
  • Alerjik reaksiyonların veya beklenmedik durumların önüne geçmek için hamileler, çocuklar ve yaşlılar için öncelikle cilt testi yaptırılmalıdırlar.
  • Kişi ağır ilaç kullanıyorsa kesinlikle doktora danışmadan aromaterapi yağı kullanmamalıdır.

Hamilelikte, herhangi bir aromaterapi ürününü kullanmadan önce aromaterapi uzmanına veya doktora danışın. Saf esansiyel yağlar taşıyıcı yağ içerisinde inceltilmiş halde ve çok az miktarda dikkatli kullanılmalıdır. Hamilelik döneminde mersin, kekik, mercanköşk, adaçayı, biberiye, yasemin, servi, ardıç, limon, nane, gül, tarçın, karanfil, sedir ağacı yağı gibi yağlardan kesinlikle uzak durulması gerekir.

Aromaterapinin uygulama metotları hangileridir?

Aromatik yağların faydalı etkilerini elde edebilmek için birçok yol ve yöntem kullanılmaktadır. Uygulamalar hakkında daha ayrıntılı bilgiyi Nihat Ayçeman’ın “Aromaterapi”  kitabında bulabilirsiniz.

  • masaj,
  • mekanı kokulandırma,
  • koku-parfüm,
  • kompres,
  • buğu-içe çekme-inhalasyon,
  • hamam ve sauna,
  • güzellik ve cilt bakımı,
  • banyo ve suyun tedavi amaçlı kullanıldığı tüm uygulamalarda kullanım alanı bulmaktadır

Aromaterapide hangi yağlar kullanılmalı, nereden temin edilmeli?

Her yağın aromatik yağ olmadığı unutulmamalıdır. Aromaterapide kullanılan yağlar iki gruba ayrılır.

  1. Temel-bitkisel-taşıyıcı yağlar (Zeytin, susam, fındık vb.).
  2.  Uçucu-aromatik yağlar (Kekik, lavanta vb.)

Kaliteli aromatik yağları ayırt edebilme becerisi zaman içerisinde gelişir. Kaliteli yağın ayrımının  çok yüksek miktarlarda bitkiden elde edildiği düşünülecek olursa pahalı olduğu da anlaşılır. Yaklaşık olarak 1 kg yağ elde etmek için  500 kg biberiyeye ihtiyaç vardır. Yüksek kaliteli bir yağ pahalıdır, ancak yüksek kalitedeki bir aromatik yağ ile gerçek sonuç alınabilir. Maalesef piyasada oldukça düşük kalitede bazı yağlar bulunmaktadır.  Bu yağlar, çoğunlukla aktarlarda olmakla beraber, eczanelerde ve alışveriş merkezlerinde bulunur. Yüzde yüz saf yağ bulmak gerçekten zor. Türkiye’de üretim yapan yaklaşık 7-10 civarında tesis, 30 civarında değişik isim adı altında yağlar var. Bazıları hem üretici hem satıcıyken, bazıları da üreticiden yağı alıp dolum yaparak kendi etiketlerini yapıştırır. Rekabetin yüksek olduğu bir sektör, dolayısıyla kazanç için firmalar çeşitli çözücüler içerisinde yağları incelterek piyasaya sürebilmektedir. Bundan dolayı deneyimli ve eğitimli olmayanlar gerçek aromatik yağları ayırt etmekte güçlük yaşarlar.  Bundan dolayı yağların özelliklerini iyi bilmeniz gerekmektedir.

Aromaterapi hakkında daha fazla bilgi ve deneyim için Nihat Ayçeman’ın Aromaterpi kurslarına katılabilir veya Türkiye’de alanında ilk ve tek olan Aromaterapi kitabını elde edebilirsiniz.

Öğr.Gör. Nihat AYÇEMAN
Akdeniz Üniversitesi, BESYO.

Aromaterapi Kitap

Aromaterapi Kitap 144 sayfa, tamamı renkli ve kuşe kağıda basılı. 35 TL